
Günlerdir Libyadaki olayları endişeyle takip ediyoruz. İlk gösteriler yapılmaya başlandığı andan beri ABD nin savaş gemileri Akdenizde dolaşmaya başlamıştı. Olacakları tahmin ediyordu herkes. Türkiye ilk andan itibaren 25 bin vatandaşını başarılı bir biçimde tahliye etti. Ama olaylar yinede beni çok üzüyor. Kaç gündür okumadığım köşe yazısı kalmadı. Hergün haberleri soluksuz izliyorum. Operasyona en aktif katılım Fransadan. Hani şu medeniyet timsali Fransa. Dün fransanın cezayirde yaptığı katliamın görüntüleri geçti elime. Gece uyuyamadım. Allah sivil halka yardım etsin. Yalnız bu savaş çokdaha korkutucu olaylara gebe. Çin ve Rusya ABD karşısında bir koalisyon sinyali vermeye başladı. Ortadoğudaki petrol yataklarının ABD nin kontrolüne geçmesine ses çıkarmamışlardı. Fakat bu sefer Libya petrolüde ABD ye akarsa bu gidişe bir dur derler artık. Daha sırada Sudan var. Sudana dokunurlarsa bu sefer Çin affetmez. Çünkü Sudanın petrol çıkarma hakları Çine verildi. O yüzden Amerika Sudanda çok sistemli ve sinsi bir politika izliyor. Herşeye her oyuna rağmen Allah en iyi oyun bozucudur diyorum. Aşağıya TRT haberden aldığım yazıyı tarihe not düşeyim diye ekliyorum.
Libya’ya hava operasyonu uzadıkça, sivil kayıplar konusunda endişeler de artıyor.
Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri, operasyonlarda şimdiye kadar sivillerin de öldüğü yolunda ellerine bir bilgi ulaşmadığını savundu.
Operasyona şimdiye kadarki en sert tepki Rusya’dan geldi.
Başbakan Putin, Güvenlik Konseyi’nin operasyona yeşil ışık yakan kararını muğlak olarak nitelendirdi. "Bu kararla herşeyi yapabilirsiniz" diyen Putin, hava operasyonunu da haçlı seferlerine benzetti.
Rusya, Güvenlik Konseyi’ndeki oylamada karara çekimser oy kullanmıştı.
Putin, taktik ve stratejik füze üretimini, 2013 yılından itibaren ik ikatına çıkaracaklarını açıkladı.
Çin resmi basınında ise, sert eleştiriler yayınlanıyor.
NATO büyükelçileri de, Brüksel’de Libya konusundaki toplantılarından bir sonuç alamadı.
Toplantılarda Libya’ya hava operasyonuna ittifakın nasıl katkıda bulunabileceği ele alınıyor.
Bugün de devam edecek toplantılarda, Türkiye’nin NATO’nun hava operasyonuna yönelik muhalefetinin nasıl aşılacağı merakla bekleniyor.
NATO’nun Libya konusundaki katkısı şu anda sadece Libya’yı havadan izlemekle sınırlı.
Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa’nın, dün "hava operasyonu amacını aştı. Biz Libya hava sahasının kapatılmasını destekliyoruz, bombalanmasını değil" şeklindeki sözleri de kafaları karıştırdı.
Zira uzmanlar, Arap ülkelerinin desteğini çekmesi halinde, operasyonu sürdürmenin zor olacağı konusunda hemfikir.
Sözlerine açıklık getirerek yanlış anlaşıldığını söyleyen Amr Musa da, Arap Birliği’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararını desteklediklerini belirtti, Libya’nın üyeliğini askıya aldıklarını anımsattı.
Avrupa Birliği dışişleri bakanları Libya’ya yönelik yaptırımları genişletti, insani operasyon için Birleşmiş Milletler’in istemesi halinde askeri ve sivil bütün kaynaklarını seferber edebileceğini açıkladı.
Kahire’de Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon ile görüşen Amr Musa, operasyon kararının Libya’da sivilleri korumak için alındığını, koalisyon güçlerinin bunu akıllarından çıkarmaması gerektiğini söyledi.
Ban Ki Moon ise, uluslararası toplumun Libya konusunda tek ses olması gerektiğini savundu. Bu arada Ban Ki Mun, Kahire’de Tahrir Meydanında, Libya operasyonuna karşı çıkan 50 kadar gösterici tarafından kuşatılarak yuhalandı.
Göstericilerin Birleşmiş Milletler delegasyonu üzerine yürümeleri yüzünden, delegasyon, asker ve polisin devreye girmesiyle, Arap Birliği binasına güçlükle sığınabildi.